KUTLU FORUM

Bilgi ve Paylaşım Platformuna Hoş Geldiniz
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Tarihten Gülümseten Nükteler ...

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
@bdulKadir
Adminstratör
avatar

Mesaj Sayısı : 6459
Rep Gücü : 10014589
Rep Puanı : 97
Kayıt tarihi : 17/03/09
Yaş : 55
Nerden : İzmir

MesajKonu: Tarihten Gülümseten Nükteler ...   Ptsi Ekim 19, 2009 5:59 am

Tarihten Gülümseten Nükteler ...

Fatih Sultan Mehmed, adamları ile gezerken, yanına sokulan dilenciye bir altın vermiş. Dilenci parayı alınca:
-Aman Sultanım, demiş. Koskoca bir padişah, kardeşine bu kadar az para verir mi?
Fatih Sultan Mehmed, nereden kardeş olduğunu sorunca, dilenci:
-İkimiz de demiş, Hazreti Âdem'in çocukları değil miyiz? Elbet kardeşiz.
Sultan Fatih:
-Bunu sakın başkasına söyleme, diğer kardeşleriniz de pay isterse, sana bu bile düşmez.
_____________

İngiliz Büyükelçisi, eski Osmanlı evlerinin dış duvarlarına asılan 'Ya Hafîz' -Muhafaza eden - levhalarını görünce dayanamamış ve Keçecizâde Fuad Paşa'ya bunların ne olduğunu sormuş. Fuad Paşa, İngiliz'in anlayacağı dille cevap vermiş:
- 0 gördükleriniz, Osmanlı Sigorta Şirketinin levhalarıdır.

_______________


Bazı büyük adamların ölümlerinden sonra yaşadıkları evlerin üzerine birebirinden farklı ifadelerin yer aldığı levhalar asılırmış.İşte böylesine bir konunun konuşulduğu bir toplantıda Şair Florinalı Nazım, Süleyman Nazif'e sormuş:

"Üstad! Sizce ben öldükten sonra evimin kapısının üstüne ne yazarlar?"

Soruya muhatap olan Süleyman Nâzif, şu cevabı vermiş:

"Kiralık daire!..."


__________

Üstad Cemal Nadir’in yüzü hep asık gezermiş. Birgün sormuşlar;
- Yahu üstadım senin soyadında “Güler” ama hiç gülmüyorsun?
Üstad cevap verir;
- Evet ama.. "Nadir" Güler!

__________


Bir keresinde adamın teki Üstad Necip Fazılı sakallı hali ile görür.Amacı ise üstadı kızdırmaktır.Üstadın yanına gelip sinsi bir şekilde;

-Üstad bu ne hal maymuna dönmüşsün" der...

Üstad ise kendini hiç kasmaz ve yüzünü duvara döner;

-"Şimdi de duvara döndüm" der...

_________________


Elif gibi yalnızım,
Ne esrem var, ne ötrem.
Ne beni durduran bir cezmim,
Ne de bana ben katan bir şeddem var.
Ne elimi tutan bir harf,
Ne anlam katan bir harekem...
Kalakaldım sayfalar ortasında.
Bir okuyan bekledim,
Bir hıfzeden belki...
Gölgesini istedim bir dostun med gibi…
Sızım elif sızısı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://kutluforum.yetkinforum.com
@bdulKadir
Adminstratör
avatar

Mesaj Sayısı : 6459
Rep Gücü : 10014589
Rep Puanı : 97
Kayıt tarihi : 17/03/09
Yaş : 55
Nerden : İzmir

MesajKonu: Geri: Tarihten Gülümseten Nükteler ...   Paz Ekim 25, 2009 4:03 am

Necib Fazıldan



En Can Alıcı Cevap

Bir gün Necip Fazıl, bir üniversitede konferansa katılmış...
Çıkıp herzamanki gibi Din ve Allah kavramı hakkında konuşmuş...
Konuşması bittikten sonra, onunla karşıt görüşlü olan bir Prefesör, Necip Fazıl'a:

'Siz önceden çıkıp farklı şeyler söylerdiniz, şimdi ise o sözlerinize çelişen şeyler söylüyorsunuz... Yazdığınız şiirler hala ezberimdedir... bu ne demek oluyor? '

Necip Fazıl'ın cevabı meleklere parmak ısırtacak bir cevap olur 'Benin geçmişim bir çöplüktür ve çöplükleri sadece köpekler kurcalar...'



Kartal Konsa

Bir gün bir seveni onu ziyarete gitmiş. Epey dağınık günüymüş üstadın .”hayrola üstadım, çok dağınıksınız
bugün?”demiş.

Meşhur davalarından biri ile uğraşıyormuş. Çok yorgun bir şekilde:”Sorma Niyazi, dedi. Tepeme kartal çıksa
kovacak halim yok”,demiş. Niyazi gülmüş.

- Niye gülüyorsun? dedi.
- Kartala güldüm Üstadım, demiş. Niye kartal da güvercin, karga falan değil
- Büyük Doğu’nun kayalıklarına da ancak kartal yaraşır. Öyle değil mi ?
- Öyle Üstadım, demiş.



Kafa Kağıdı

Üstad'a yapılan bir saygısızlık ve ağır karşılığı...

Üstad Necip Fazıl Kısakürek bir gün konferans verirken salonda bulunanlardan birisi kürsüye salatalık fırlatır. Salatalığı eline alan Necip Fazıl salondakilere dönerek:

"- Birisi kimliğini göndermiş, kiminse gelsin alsın" der.



Osmanlı Arması

Necip Fazıl Kısakürek in 1954 lü yıllarda çıkardığı Büyük Doğu mecmuasının bir sayısının kapağında, Osmanlı arması işlemeli sanat eseri bir kumaş resmini yayınlayınca, "padişahlık propagandası yapmak " gibi saçma bir gerekçe ile derginin o sayısının toplatılmış ve kendisi de suçlanarak mahkemeye sevkedilmişti

Necip Fazıl’ın mahkemede kendisini suçlayan savcıya gayet ibretli bir şekilde:

İçinde adalet işlerine bakılan bu binanın tepesinde aynı Osmanlı arması var Siz de mi padişahlık propagandası yapıyorsunuz?" diye cevap vermişti



Türkçe Sorardın

Üstada bir konferans sırasında bir genç sorar:
-Osmanlı emperyalist değil miydi?
Cevap dikkate şayandır:
-Evladım eğer Osmanlı emperyalist olsaydı şu anda bu soruyu fransızca değil türkçe sorardın.



İki Büyük Şair

Bir gün kendisine, bir dostu:
-Üstad, dünyada iki büyük şair var, demiş.

Necip Fazıl’ın tepkisi şu olmuş:
-Öteki kim?



Nasipsiz Ahmak

Birgün büyük şair Necip Fazıl Kısakürek kendisine: İslamiyet denince burnuma ayak kokusu gelir!..''diyen ihtiyar gazeteciye;

''Senin o burnuna gelen, İslamiyetin değil; kendi ciğerinin pis kokusudur. Sen bir mücerredi, bir müşahhastan ayıramayan ahmaksın!...'' der...

_________________


Elif gibi yalnızım,
Ne esrem var, ne ötrem.
Ne beni durduran bir cezmim,
Ne de bana ben katan bir şeddem var.
Ne elimi tutan bir harf,
Ne anlam katan bir harekem...
Kalakaldım sayfalar ortasında.
Bir okuyan bekledim,
Bir hıfzeden belki...
Gölgesini istedim bir dostun med gibi…
Sızım elif sızısı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://kutluforum.yetkinforum.com
 
Tarihten Gülümseten Nükteler ...
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
KUTLU FORUM :: EDEBİYAT-TARİH- SANAT :: Hikayeler-Nükteler ve Menkıbeler-Yaşanmış Hikayeler-
Buraya geçin: