KUTLU FORUM

Bilgi ve Paylaşım Platformuna Hoş Geldiniz
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 batıl inanc ve hurafeler arasındaki fark bulabilirmisiniz

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
is5561



Mesaj Sayısı : 2
Rep Gücü : 4
Rep Puanı : 0
Kayıt tarihi : 22/10/09
Yaş : 30
Nerden : izmir

MesajKonu: batıl inanc ve hurafeler arasındaki fark bulabilirmisiniz   Perş. Ekim 22, 2009 3:50 am

arkadaslar ben butun siteleri gezdim bunların arasındaki farklari bulamadım lutfen yardımcı olursanız sevinirim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.hsilkroad.com
@bdulKadir
Adminstratör
avatar

Mesaj Sayısı : 6459
Rep Gücü : 10014589
Rep Puanı : 97
Kayıt tarihi : 17/03/09
Yaş : 55
Nerden : İzmir

MesajKonu: Geri: batıl inanc ve hurafeler arasındaki fark bulabilirmisiniz   Perş. Ekim 22, 2009 5:49 am

hurafe, asılsız ve saçma-sapan inanışlardır. birileri tarafından uydurulmuş hadiselerdir.
batıl inanç, yaygın bir şekilde öyle olduğuna inanılan, dinin aslında olmayan ve fakat, üzerinde geçen zamanın kemikleştirerek inanç haline dönüştürdüğü şeylerdir.

***
Örneğin,türbe,mezar ve yatır inancı şamanizmden gelen hurafe,buralarda İslam dini adına yapılan amellerde batıl inanç olabilir mi?

***

dinin aslında olmayan fakat dindenmiş gibi kabul edilen yanlış inanışlara hurafe deniyormuş
(iki bayram arasında nikah kıyılmaz gibi)
günlük yaşayışta yeralan yanlış inanışlara batıl inanç deniyormuş
(merdiven altından geçersen boyun kısa kalır gibi)
kitap öyle sınıflamış
***
BAzılarına göre ise eş anlamlıdır

_________________


Elif gibi yalnızım,
Ne esrem var, ne ötrem.
Ne beni durduran bir cezmim,
Ne de bana ben katan bir şeddem var.
Ne elimi tutan bir harf,
Ne anlam katan bir harekem...
Kalakaldım sayfalar ortasında.
Bir okuyan bekledim,
Bir hıfzeden belki...
Gölgesini istedim bir dostun med gibi…
Sızım elif sızısı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://kutluforum.yetkinforum.com
is5561



Mesaj Sayısı : 2
Rep Gücü : 4
Rep Puanı : 0
Kayıt tarihi : 22/10/09
Yaş : 30
Nerden : izmir

MesajKonu: Geri: batıl inanc ve hurafeler arasındaki fark bulabilirmisiniz   Perş. Ekim 22, 2009 9:13 pm

Smile PAYLASIM İCİN TESEKKURLER
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.hsilkroad.com
@bdulKadir
Adminstratör
avatar

Mesaj Sayısı : 6459
Rep Gücü : 10014589
Rep Puanı : 97
Kayıt tarihi : 17/03/09
Yaş : 55
Nerden : İzmir

MesajKonu: Geri: batıl inanc ve hurafeler arasındaki fark bulabilirmisiniz   Perş. Ekim 22, 2009 11:40 pm

DİNİN ASLINDA OLMAYAN FAKAT DİNDENMİŞ GİBİ KABÜL EDİLEN YANLIŞ İNANIŞLAR HURAFEDİR

GÜNLÜK YAŞAYIŞTA YERİ OLAN İNANÇLARA DA BATIL İNANÇ DENİR


**************************************************

Elim kaşınıyor para gelecek. Burnum kaşınıyor, kavga edeceğiz.
Gözüm dalıyor, biri gelecek. Gece tırnak kesmek şeytanı çağırır.
Tahtaya üç kez vurmak nazarı engellemektir.
Üç kez kulak memesini çekmek, başa gelmesin, nazardan saklasın demektir.


Bir çırpıda akla gelen birkaç batıl inanç.
Bunlar masum ve zararsız gibi görülenleri, temelde imana zarar vermeyenleri.
Bir de öyle batıl inançlar ve itikatlar var ki, bütünüyle imana aykırı, dine ters.
" Öbür dünyaya kim gitmiş gelmiş? Her şeyi doğa yaratıyor.
Seni, elimden ALLAH bile kurtaramaz. Azrail bu adamın canını yanlışlıkla aldı."
gibi sözler de ve imana zarar veren sözlerdir.


Fakat son yüzyıl içinde ilim, fen ve modernlik adına Batı'dan öyle sapkın ve batıl
inançlar İslam toplumunun içine girdi ki,
bunların bir kısmı ders kitaplarında yer aldı,
bir kısmı sinema ve dizi filmlerde sıkça kullanıldı, bir bölümü de medya
tarafından bazen kasten, bazen düşünülmeden kullanıldı.
Her şeyi doğaya, sebeplere ve tesadüfe bağlamadan tutun da, taş, tunç,
bakır ve demir devri gibi saçmalıklara, insanlığın ilk hayatının vahşet ortamında
başladığı, özellikle insanın maymundan geldiği inancına varıncaya kadar
hurafe ve batıl düşünceler özellikle genç neslin imanına musallat olmuş durumda.
Batıl ve hurafelere bağlananlar, bir tek Yaratıcıyı kabul edip huzur bulmak
gibi kolay ve rahat bir yol varken,
her sevdiği ve her korktuğu şeyi tanrılaştıran bir inanç açmazına tıkanıp kaldılar.


Şairin dediği gibi, "Beşerin böyle dalaletleri (sapkınlıkları) var/Putunu kendi
yapar, kendi tapar." durumuna düştü.


"Hak geldi, bâtıl yok olup gitti"

Tarih boyunca batıl itikatlar ve hurafe inançlar şekil ve renk değiştirerek,
temelde aynı olmakla birlikte toplumlara göre farklı görüntülerde ve
uygulamalarda yaşama alanı bulabiliyor.
Bugün sadece İslam toplumunda değil, "modern" batıda öyle saçma sapan
inançlar, öyle ilme, fenne ve akla aykırı hurafeler var ki, bunlara bir din gibi
inanılıyor ve uygulanıyor.
Bu çeşit âdet ve alışkanlıklar medya aracılığıyla ülkemize de sızıyor ve insanlarımız
"modernlik/moda" adına doğrusunu araştırıp sormadan hayatına geçiriyor.
İslam dini ise, ilk geldiği günden itibaren bu zamana kadar ve hatta kıyamete
kadar hep bu batıl ve hurafe inançlarla mücadele etti, ediyor ve edecek.
Batıla ve içinde küfür kokan bütün inançlara esaslı ve en kalıcı darbeyi
Resul-i Ekrem Efendimiz vurdu.


Mekke'nin Fethi günü ALLAH Resulü Kâbe'nin içine girdiğinde, içerisi putlarla
doluydu. Sıra sıra diziliydiler.
Elindeki asâ ile putlara birer birer dokundu. "Hak geldi, bâtıl yok olup gitti." buyurdu.
Dokunduğu her put yere düştü ve yıkıldı. Kâbe'nin içi putlardan bütünüyle
temizlendi.
Daha sonra Bilal-i Habeşi Kâbe'nin damına çıktı, ezan okuyarak Tevhid'i
(ALLAH'ın birliğini) ilan etti. Putların devrilip gitmesiyle birlikte diğer ne kadar
batıl ve hurafeler varsa, hepsi birden yer ile yeksân oldu.


Böylece cahiliye toplumunun inanç temelleri yerle bir oldu.
Bâtıl, hurafe ve bid'at kokan her şey temelden sökülüp atıldı.
İnsan eliyle kutsallaştırılan hiçbir şeyin değerinin olmadığı anlaşıldı.
Çünkü İslam öncesi Arap toplumunda batılın her türlüsü, hurafenin her çeşidi,
bağnazlığın ve taassubun her biçimi, ahlâk düşüklüğünün her şekli fazlasıyla
mevcuttu, üstelik yaygın bir uygulama alanı da bulmuştu.
Yüzyıllar boyunca atalarından, ecdatlarından nasıl görmüşlerse dozunu daha da
arttırarak yaşatıyorlardı.


Öyle ki, insan haysiyet ve şerefinin ayaklar altında çiğnendiği, kadınların ve kız
çocuklarının insandan sayılmadığı, faizciliğin ve tefeciliğin ekonomik hayatı
batağa sürüklediği, içkinin sular gibi tüketildiği,
zinanın en pespaye haliyle toplumu dejenere ettiği, cinayetin ve zulmün
acımasızca işlendiği, bunların yanında ne kadar hurafe ve bâtıl âdetler varsa
kutsallaştırıldığı bir toplumsal çöküş hâkimdi.
Böyle çürümüş, pörsümüş, kokuşmuş ve o nispette de paçavraya dönüşmüş
bu yapıyı, İki Cihan Serveri Efendimiz (s.a.v.) kökünden yıkıp attı,
mazi mezarına gömdü; yerlerine de yepyeni, berrak ve parlak bir medeniyet
sarayı inşa etti.

Çözüm Kur'ân ve Sünnet çizgisi
Bediüzzaman'ın işaret ettiği gibi, Hz. Peygamber aleyhissalatü vesselam,
büyük Arap yarımadasında vahşî, âdetlerinde bağnaz ve inatçı çeşitli
kavimlerin her tür kötü ahlâklarını kökünden söküp attı.
Onları güzel ahlâkın her türlüsüyle bezeyip süsledi, dünyaya ve medeni
topluma rehber eyledi.
Bunları yaparken de bir zorlama ve baskı kullanmadı.
Öncelikle akılları, ruhları, kalbleri ve nefisleri fethetti, kendine bağladı.
Sonunda da, kalblerin sevgilisi, akılların üstadı, nefislerin eğiticisi ve ruhların
sultanı oldu.


Fakat, gerçek sütü annesinin memesinden emmeyen çocuk, plastik emzikle
oyalandığı gibi, Kurân'dan, vahiyden, İlahi kaynaktan ve sünnetten
beslenmeyen insan da, ne yazık ki, önüne kurulan batıl inançların,
hurafe ve bid'atların tuzaklarından kurtulamaz, kendini çekip çıkaramaz.
Bunun için bid'atın farkına varmak, nelerin batıl inanç olduğunu anlamak,
hurafe ve uydurma şeylerin neler olduğunu bilmek için,
her şeyden önce Kur'ân çizgisinde, sünnet ölçüsünde ve itikat dairesinde
mevcut olan bilgilere ulaşmak gerekiyor.


Ulaşmak gerekiyor, çünkü hakiki ve sağlam bir iman kalbe yerleşir,
sünnet-i seniyye bir pusula gibi yol göstericiliği yaparsa,
batıl inancın ve hurafelerin neler olduğunu ayıklamak kolay olacak,
insan uydurması âdet ve alışkanlıklar yol bulup hayatımıza sızmayacaktır.
Yoksa bugün batıl inançları, hurafe ve bid'atları teker teker sayıp dökmeye,
belirleyip ortaya çıkarmaya gerek de yoktur, ihtiyaç da değildir.
Çünkü nasıl güneş çıkar da, karanlıkta ne olduğu belli olmayan şeylerin
mahiyeti anlaşılırsa, toplumda var olan âdet,
alışkanlık ve inançlar da hak mı/batıl mı olduğu İslam güneşi,
Kur'ân ve sünnet ölçüsüyle anlaşılır ve ayırt edilir.
Rahman Suresinde Yüce ALLAH, adaletten ve dinin emirlerinden ayrılarak
ölçüde sınırı aşmayalım diye,
ölçüyü ve tartıyı adaletle yerine getirmemizi istiyor.
Bunun için Kurân'ın ve sünnetin ölçüleri şaşmaz, eskimez, zaman aşımına uğramaz,
gündemden düşmez, insandan insana, toplumdan topluma değişmez.
Zira dünyanın neresinde olursa olsun, insanlar oksijene ve temiz havaya muhtaç,
susuz ve gıdasız yaşayamazsa; imanın yeri yurdu ve merkezi olan kalb ve
bedeni ayakta tutan ruh da iman nurundan nasipsiz olarak ayakta ve
hayatta kalamaz.

Alıntı

_________________


Elif gibi yalnızım,
Ne esrem var, ne ötrem.
Ne beni durduran bir cezmim,
Ne de bana ben katan bir şeddem var.
Ne elimi tutan bir harf,
Ne anlam katan bir harekem...
Kalakaldım sayfalar ortasında.
Bir okuyan bekledim,
Bir hıfzeden belki...
Gölgesini istedim bir dostun med gibi…
Sızım elif sızısı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://kutluforum.yetkinforum.com
 
batıl inanc ve hurafeler arasındaki fark bulabilirmisiniz
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
KUTLU FORUM :: Din Kültürü Dersi-Eğitim Öğretim :: Din Kültürü Ahlak Bilgisi Dersi :: 7.sınıf-
Buraya geçin: