KUTLU FORUM

Bilgi ve Paylaşım Platformuna Hoş Geldiniz
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Bu ülkede kimlerin sigara içmeye ihtiyacı olmaz?! 09 Temmuz 1998- Dücane Cündioğlu iran-Türkiye benzerlikleri

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
huzeyfe
Süper Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 7703
Rep Gücü : 18050
Rep Puanı : 23
Kayıt tarihi : 27/03/09

MesajKonu: Bu ülkede kimlerin sigara içmeye ihtiyacı olmaz?! 09 Temmuz 1998- Dücane Cündioğlu iran-Türkiye benzerlikleri    Ptsi Ocak 22, 2018 10:06 pm

Dücane Cündioğlu Us Atölyesi
15 saat ·
Bu ülkede kimlerin sigara içmeye ihtiyacı olmaz?!
09 Temmuz 1998- Dücane Cündioğlu



Merhûm Elmalılı M. Hamdi Yazır (1878-1942), çok sigara içermiş... Birgün halktan birileri kendisini ziyaret etmişler ve onun çok sigara içtiğini görünce, dayanamayıp “Hoca Efendi! Sigara sağlığınıza zarar vermiyor mu?” diye târizde bulunmuşlar... Hoca Efendi de onlara şaka yollu bir cevap vermiş: “Benim sigaraya ihtiyacım var; zira düşünmemi kolaylaştırıyor. Fakat siz sakın sigara içmeyin; çünkü sizin ona ihtiyacınız yok...”
Bu hikâyeyi sigara içenleri rahatlatmak için aktarmış değilim. Maksadım sadece aşağıdaki suâllerin ciddiyetini hafifletmek suretiyle sizin sigara içmeye ihtiyacınız olup olmadığını anlamaya çalışmak...
• Türkiye'de Meşrûtiyet (II. Meşrûtiyet) ne zaman ilan edildi? 1908'de. Peki İran'da? 1905'de.
• Türkiye'de son (açık) ihtilâl ne zaman vukû buldu? Eylül 1980'de. Peki İran'da? Şubat 1979'da.
• Türkiye'de Medenî Kanun ne zaman hazırlanmaya başladı? 1925'de. Peki İran'da? Orada da 1925'de. [Bir not: Medenî Kanun Türkiye'de 1926'da, İran'da ise 1928'de kabul edildi.]
• Türkiye'de Kıyafet Kanunu ne zaman kabul edildi? 1926'da. Peki İran'da? 1928'de.
• Türkiye'de Şer‘iye Mahkemeleri ne zaman lağvedildi? 1924'de. Peki İran'da? 1931'de.
• Türkiye'de Mustafa Kemal ****** hoca ve şeyhlerle olan ittifakını hangi yıllar arasında sürdürdü? 1920-1924 yılları arasında. Peki Şah Rıza? 1923-1925 yılları arasında,
Türkiye ile İran'ın siyasî tarihlerindeki tesadüfleri artırmak yerine, biz şimdi Cumhuriyet tarihinde başka tesadüfler var mı onlara bir bakalım:
• Türkiye'de hilafet ne zaman kaldırıldı, Tevhid-i Tedrisât ne zaman ilan edildi, Şer‘iye ve Evkaf Vekâleti ne zaman ilga edildi? Mart 1924'de. Buna mukabil ilk iki Kur’an çevirisi ne zaman yayımlandı? Nisan 1924'de.
• Takrir-i Sükûn ne zaman ilan edildi? Mart 1925'de. Peki Türkçe Namaz'ın cevâzına dair ilk makale ne zaman yayımlandı? Nisan 1925'de. [Bir not: Sonbahara doğru dört-beş makale daha yayımlandıktan sonraki ilk Ramazan'da (19 Mart 1926'da) ilk makaleyi yazan zât tarafından ilk Türkçe Namaz kıldırıldı ve bu arada ortalığa çeşitli Kur’an çevirileri çıktı.]
• Anayasa'dan “Devlet'in dini, din-i İslâmdır’ kaydı ne zaman kaldırıldı? Nisan 1928'de. Peki meşhûr “Dinî Islahât Beyannâmesi” ne zaman hazırlanıp yayımlandı? Mayıs-Haziran 1928'de.
• Türkiye ne zaman Birleşmiş Milletlere girdi? 1945'de. Türkiye çok partili hayata ne zaman geçti? 1946'da. Cumhuriyet tarihinde İslâm ilk kez hangi tarihten sonra inkişaf etti? Bu tarihten sonra...
Bu şekilde tarihimizden yüzlerce-binlerce “anlamlı misâl” bulabilir ve böylelikle siyaset ve fikir hayatımızın cevabı verilmeyen/verilemeyen nice sûalini üretebilir, gayreti elden bırakmazsanız belki bazı muknî cevaplara da ulaşabilirsiniz. Ne ki ben artık bu mukayeseleri daha fazla aktarmakta bir yarar görmüyorum. Çünkü ortalarda bu işleri kendisine dert edinmiş kimseleri görmüyorum. Bu yüzden yine tarih vermek suretiyle son bir mukayese örneği aktarıp siyasî hayatımızda olup bitenlerin nasıl yorumlandığını göstermeye çalışacağım:
• 1946 sonrası siyasî hayatımız ilk kez ne zaman kesintiye uğradı? Mayıs 1960'da. Diyanet İşleri'nin Kur‘an çevirisi ilk ne zaman yayımlandı? Haziran 1961'de. Peki ben ne zaman dünyaya geldim? Ocak 1962'de.
Önce, o yılların bu en önemli üç olayı (!) arasındaki bağlantıyı bulmaya çalışın, sonra da —eğer bağlantıyı bulmuşsanız— gazeteci, yazar veya siyasetçi geçinen çevrelerin bugünün siyasî gelişmelerini açıklamak için benzer bir yöntem kullanıp kullanmadıkları üzerinde bir düşünün. [Belki de bu düşünümün sonucunda, onların da sizin gibi böylesine yüksek bir çözümleme stratejisini uyguladıklarını görecek ve en nihayet size bu seviyede siyasî tahliller yapma kabiliyeti veren Tanrınıza şükredeceksiniz.]
Aksine, işler böyle gitmemiş ve siz 1960-1962 yıllarının bu çok önemli üç olayı (!) arasındaki bağlantıyı bulamamış, bulmayı becerememiş iseniz —ki bu zayıf bir ihtimaldir— niçin bugün yazılıp çizilenlere inandığınızı, üstelik bu inancınızı da sürekli değiştirmek zorunda kaldığınızı bir düşünün. Gerçekten de bir düşünün bakalım; kısa bir zaman öncesine kadar, meselâ (Tedaş-Tofaş söylentileri zamanında) bir parti liderine nefretle bakan gözlerinizde şimşekler çakarken ve onu açıkoturumlarda hırpalayan mâhud rakibini alkışlamaktan ellerinizde derman kalmamışken, şimdi ne oldu da birdenbire tam aksi bir konuma yerleşmeye başladınız?
Sevgili okurum, sana sürekli düşünmeni öğütleyen bu yazarın haddini aştığı ve resmen artık can sıkmaya başladığı gibi fikirler zihnine sökün ediyor ve “İşim gücüm yok da bir de bunları mı düşüneceğim?” diyorsan, baş taraftaki fıkrayı bir kez daha oku ve bu arada şunu da aklından çıkarma: Siyasî hayatımızı düzenleyenler (!), zaten senin yeterince işin olduğunu ve sigara içmekten de hiç hoşlanmadığını iyi biliyorlar.
O halde lütfen sen de işini gücünü bırakıp benim sigaramla uğraşma!



https://www.facebook.com/Ducanefun/posts/595914374073196

_________________
Mevla Görelim Neyler
Neylerse Güzel Eyler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Bu ülkede kimlerin sigara içmeye ihtiyacı olmaz?! 09 Temmuz 1998- Dücane Cündioğlu iran-Türkiye benzerlikleri
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
KUTLU FORUM :: KÜLTÜR DÜNYASI :: Aktualite-İLGİNÇ-
Buraya geçin: