KUTLU FORUM

Bilgi ve Paylaşım Platformuna Hoş Geldiniz
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Sohbet ve âdâbı nedir?

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
@bdulKadir
Adminstratör
avatar

Mesaj Sayısı : 6459
Rep Gücü : 10014589
Rep Puanı : 97
Kayıt tarihi : 17/03/09
Yaş : 55
Nerden : İzmir

MesajKonu: Sohbet ve âdâbı nedir?   C.tesi Ekim 30, 2010 8:03 am

Sohbet ve âdâbı nedir? Tasavvufta kalbi kara insanlarla oturmanın manevi hali etkileyeceği ve bundan sakınılması gerektiği belirtiliyor. Eğer biz bu insanlardan kendimizi sakınırsak bunlara kim yol gösterecek?

Sohbet ve âdâbı nedir? Bilgi verir misiniz?

Sohbet beraber bulunmak arkadaş ve dost olmak anlamınadır. Peygamber mürşid muallim ve üstadla fizikî beraberlik sohbet kelimesiyle ifâde edilmiştir. ‘İmanla Hz. Peygamber’i gören onunla beraber bulunan ve bu imanla ölen’ kimselere verilen ’sahâbî’ adı sohbet kökündendir. Hz. Peygamber ashâbını sohbetle yetiştirmiştir. Sohbette hem sözlü eğitim irşâd ve tebliğ vardır hem de hâl eğitimi ve manevî yansıma vardır. Şeyh veya görevlendireceği bir vekili vâsıtasıyla ihvânın belli zaman ve mekânlarda bir araya gelmesi söz fiil ve hâl ile etkileşimdir. İnsanın ahlâk eğitimi ve manevî terbiyede kabiliyetlerini ortaya çıkaracak ve geliştirecek bir aşıya ihtiyâcı vardır. Bu aşı yetişkin kemâl ehli kişilerle beraber bulunmaktır. Allah dostlarının lâfızları ve sözleri kadar nazarları ve halleri de etkilidir. Sıdk makamına eren insanlar kâl lisânından çok hâl diliyle konuşurlar. Zâten fiilleri ve hâli etkili olmayanın söyledikleri hiç etkili olmaz. Sözün nûrânîliği kalbin nûrânîliği kadardır. Beşerî eğitimde en etkili yöntem örnek olma yoluyla verilen eğitimdir. ‘Mümin müminin aynasıdır.’ (Ebû Dâvud Edeb 49) hadisinde ifâde edildiği şekilde kişinin güzel huylarla bezenmesi o huylara sâhip temiz kimselerle bir arada bulunmasına bağlıdır. Nitekim Kur’an’da: ‘Ey iman edenler Allah’tan korkun ve sâdık sâlih kimselerle beraber olun!’ (et-Tevbe 9/119) âyeti insanların iyilerle birlikte bulunmasını emrederken ‘Hatırladıktan sonra zâlim kavmin yanında oturup kalma!’ (el-En’âm 6/68) âyeti nefsine karşı zâlim kimselerle uzun boylu sohbet ve ülfeti yasaklamaktadır.

Sohbetin bir eğtim aracı olarak kullanılması özellikle tarîkatların ortaya çıkışından sonraki döneme rastlar. Nakşbendiyye tarikatı kurucusu Şâh-ı Nakşbend hazretlerinin ‘Tarîk-ı mâ der-sohbet’est’ (Bizim yolumuz sohbet yoludur) sözü bu tarîkatta ’sohbet ve maıyyet’ usûlünü öne çıkarmıştır. Eğitim amacıyla gerçekleştirilen sohbet toplantılarından azamî istifâdenin sağlanması için şu hususlara dikkat edilmesi üzerinde durulmuştur:
S o h b e t e G e l i r k e n
1- Sohbet günü iştiyakla beklenmeli ve abdestle gidilmeli
2- Sohbete katılan herkesi kendinden üstün görmeli
3- Sohbete gelirken sağda solda oyalanmamalı
4- Sohbete Hakk’ın rızâsını kazanmak ve kardeşleriyle ülfet etmek için gitmeli
5- Kafasında ve gönlündeki takıntıları bırakarak sohbete kalmaya çalışmalıdır.

S o h b e t S ı r a s ı n d a
1- Sohbete tayin edilen vakitte gelmeli geç kalmış ve sohbet başlamışsa hemen boş bir yere oturmalı selâm ve musâfaha ile sohbeti kesmemeli
2- Sohbetle vazîfeli şahsın yanına yer gösterilmeden oturmamalı
3- Sohbet için oturur oturmaz gözler yumulu eller dizüstünde teveccüh ve râbıta ile sükûnet ve kalb huzûru içinde sohbeti dinlemelidir
4- Yapılan sohbeti bizzat mürşidi yapmıyorsa mürşidinden dinliyor gibi dinlemeli
5- Sohbet sırasında soru sorulmamalı sorular özel meclislerde veya sohbet sonunda sorulmalı
6- Sohbet sürisince mümkünse iki dizi üstünde değilse en uygun bir edeble oturmalı
7- Sohbetlerde boş ve faydasız söz konuşmamaya gıybet ve dedikoduya politikaya girmemeye dikkat etmelidir.
8- Sohbet bittikten sonra selâmlaşarak dağılmalıdır

_________________


Elif gibi yalnızım,
Ne esrem var, ne ötrem.
Ne beni durduran bir cezmim,
Ne de bana ben katan bir şeddem var.
Ne elimi tutan bir harf,
Ne anlam katan bir harekem...
Kalakaldım sayfalar ortasında.
Bir okuyan bekledim,
Bir hıfzeden belki...
Gölgesini istedim bir dostun med gibi…
Sızım elif sızısı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://kutluforum.yetkinforum.com
@bdulKadir
Adminstratör
avatar

Mesaj Sayısı : 6459
Rep Gücü : 10014589
Rep Puanı : 97
Kayıt tarihi : 17/03/09
Yaş : 55
Nerden : İzmir

MesajKonu: Geri: Sohbet ve âdâbı nedir?   Salı Kas. 02, 2010 11:06 am

Konuşma Edebi...! Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“…Sesini alçalt! (Bağırıp çağırarak konuşma!) Unutma ki seslerin en çirkini merkep sesidir” (Lokmân 19)

Rasûlullah (sav) buyuruyor:

“Kim bana iki çenesi arasındaki (dili) ile iffet ve nâmusunu koruma sözü verirse ben de ona cennet sözü veririm” (Buhârî Rikâk 23)

Kim ki Çok Söyler ise Çok Yanılır…

Konuşmak isteyen kimse önce ne diyeceğini iyice düşünmelidir Söyleyeceği sözün kendisine veya başkasına fayda verip vermeyeceğine bakmalı faydalı ise konuşmalı değilse susmalıdır Çünkü faydasız sözün çoğu zaman hem kendisine hem de başkalarına zarar vereceğini bilmelidir Hâlbuki susmak sûretiyle zarardan korunmak da insan için bir faydadır Hadîs-i şerîfte şöyle buyrulur:

“Bedende hiçbir uzuv yoktur ki Allâh’a dilin lüzumsuz ve çirkin konuşmalarından şikâyet etmesin!” (Heysemî X 302)

Hattâ yerine göre konuşmanın ve susmanın aynı seviyede olması hâlinde susmak sünnettir Çünkü mübah bir söz bile bâzen haram veya mekruh bir durumla neticelenebilir (Osman Nûri Topbaş Faziletler Medeniyeti-2 Erkam Yay)

Kısa Günün Kârı

Konuşurken edepli konuş! Kırıcı ve kötü sözlerden uzak dur!

__________________
Biliyorsan konuş ibret alsınlar bilmiyorsan sus adam sansınlar..!

_________________


Elif gibi yalnızım,
Ne esrem var, ne ötrem.
Ne beni durduran bir cezmim,
Ne de bana ben katan bir şeddem var.
Ne elimi tutan bir harf,
Ne anlam katan bir harekem...
Kalakaldım sayfalar ortasında.
Bir okuyan bekledim,
Bir hıfzeden belki...
Gölgesini istedim bir dostun med gibi…
Sızım elif sızısı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://kutluforum.yetkinforum.com
minikalem

avatar

Mesaj Sayısı : 456
Rep Gücü : 1032
Rep Puanı : 10
Kayıt tarihi : 03/01/10

MesajKonu: Geri: Sohbet ve âdâbı nedir?   Çarş. Şub. 09, 2011 4:24 pm

Muhterem Fethullah Gülen Hocamızın
yanında müzakere yapacağımız ya da Risale okuyacağımız zaman,
-kendisinin tavsiyesi üzerine- istiâze, besmele, hamdele ve Peygamber
Efendimiz’e salat ü selam ile söze başlıyor;
(euzubillahimineşşeytanirracim bismillahirrahmanirrahim.
elhamdulillahirabbil alemin veselamun ala rasulina muhammedin veala alihi ve ashabihi ecmain.
sübhaneke la ilmelena illa ma allemtena inneke entel alimun hakim sübhaneke la fehmelena illa fehhemtena inneke cevvadulkerim.
rabbişrahli sadri veyessirli emri vahlul ukdeten min lisani yefkahu kavli.)

peşinden şu duayı okuduktan sonra derse geçiyoruz:


“Allahümme zidnâ ilmen ve imânen ve yakînen ve tevekkülen ve teslîmen
ve tefvîzan ve marifeten ve mehabbeten ve ışkan ve’ştiyâkan ila likâike
ve iffeten ve ismeten ve fetâneten ve hikmeten ve sadâkaten ve ihlâsan
ve vefâen ve hâfizaten ve zâkiraten.”


Böylece, her şeyden
önce, Yüce Rabbimizden ilmimizi, imanımızı ve yakînimizi
ziyadeleştirmesini diliyor; tevekkülümüzü teslim ve tefviz zirvelerine
yükseltmesini talep ediyor; marifetimizi, muhabbetimizi, hizmet aşkımızı
ve O’na kavuşma hususundaki iştiyakımızı artırmasını dileniyor; bizi
birer iffet, ismet, fetânet ve hikmet insanı kılmasını istiyor;
sadâkatimizi, ihlasımızı ve vefamızı azamî seviyeye çıkarması için
yalvarıyor; algılama, öğrenme, akılda tutma ve hatırlama melekelerimizi
kuvvetlendirerek, ilahî muradı anlama kasdıyla başladığımız müzakeremizi
bütün bu mazhariyetlere vesile kılması için Mevlâ’ya teveccühte
bulunmuş oluyoruz.


http://www.diyalogsitesi.com/Yazilar.asp?yazi=goster&yazine=107

*********************

http://tr.fgulen.com/content/view/17697/26/

********************************


Allahım!
Kalblerin derman ve devâsı, bedenlerin âfiyet ve şifası, gözlerin nur
ve ziyası olan Efendimiz Muhammed'e ve âl ve ashabına salât ve selâm et






Allah'ım!
Bizi, dünyada Senin sevgin ve bizi Sana ve Senin emrettiğin gibi
istikâmetli olmaya yaklaştıracak şeylerin sevgisiyle, âhirette ise
rahmetin ve cemâlini bize göstermeğe rızıklandır.



Seni
her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bizim
hiçbir bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle
yaparsın. (Bakara Sûresi: 32.)



Allah'ım, âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Resûlüne, onun bütün âl ve Ashâbına salât ve selâm eyle. âmin.














********************

Risale-i Nur sohbetlerinde akıldan başka laitfelrimiz yani kalb, ruh,
nefis, sır, gibi cihazlarımzı gıdasını aldığı için onların da etkileşimi
için en az "40" dakika olmalıdır..

Burada şu yanlışlığa düşmemek
lazım. araştırmalara göre insan aklı 25 dakika dikkatini toplar sonra
ise dikkat dağılır. Bu belki doğrudur. ama sadece akla hitap eden sohbet
ve sunumnlar için. Risale-i Nur sohbetleri ise sadece akla değil; ruh
ve kalb gbi cihazlara da hitap ettiği için akıl belli bir süre sonra
devre dışı kalsa bile, onlar devreye girer. Kişiler dinlemiyor gibi
gözükse de onların ihtiyarı haricinde uyanan kalb ve ruhları o
ziyafetten hisselerini alırlar...

******************

Halk sohbeti icin ifade ediyorum;
Sohbette belli bir mufredat takip edilsin.

Iman
Allaha iman Nubuvvet ahirete iman ibadet suuru namaz melekler sahabeler
bunlar 24 haftayi kapsar anne baba hakki internet ve televizyon sigara
ve bagimlilik yapan seyler yalan giybet cimrlik comertlik ihsan suuru
fedkarlik sadakat ihlas uhuvvet cocuk terbiyesi ve aile (2) kurban
gazete ve medya bunlarda 16 hafta surer


Yuzune okuyup aciklamadan ziyade irticali olsun yani hocamizin yapmis oldugu vaazlar gibi

Sohbette dort kaynak harmanlanmis olsun.komposizyon seklinde hazirlanabilir

(Ayet
hadis Pirlanta nurlar) Menkibe, mevlanadan hikayeler veya yasanmis
ibretlik bir olay olabilir Mutlaka sahabeden konuya ilsikin bir onrek
verilsin.Bu iki sey anlatilan konudan daha cok akilda kaliyor

Sonu her zaman hizmete hizmet etmeye baglanirsa guzel olur..

Bunlar
isin kabaca teknik boyutu.Cok cabuk keyfiyet kazanmak mi isteniliyor
sohbet oncesi en suretli insani manen dirilten yukselten sey
namazdir.Sohbet gunu yuz rekat kaza namazi (bes gunluk) (yoksada
hocamizin ifadesi ile farkinda olmadigimiz fakat rukunlerindeki
eksiklerinden dolayi kazaya kalmis namazlar olabilir onlara niyet
edilebilir) kilinabilir.














********************

kesinlikle hazirliksiz sohbet uzun suredir sohbetlere gelen bir abi icin ulfete sebebiyet veriyor

Sohbette
kesinlikle siyasi mevzulara girilmesin gundeme getiren abinin askini
sevkini kirmadan konuyada hic girmeden baska mevzulara gecilsin
Farkli
cemaat tarikatlerin bizim hakkimizdaki tenkitleri olabilir ve bu
sohbette karsiniza cikabilir bu durumda uhuvvet adina soylenmesi
gerekenler ifade edilsin Allah razi olsun dini mubini islama hizmet
ediyorlar denilebilir, biz hakkimizdaki yanlis fikrin dogrusu anlatilip
bunu diyen cemaat tarikati tenkit etmemeli yanlis anlasilmis
denilebilir

3 z zerafet ziyafet ziyaret

********************

İmam Ebû Yusuf Hazretleri'ne yüz soru
sorulur, altmışına bilmiyorum cevabını verir. Derler, "Yâ İmam, biz sana
maaş ödüyoruz, yüz sorudan altmışına bilmiyorum cevabını verdiniz; bu
nasıl olur?" İmam cevap verir: "Siz bana bildiklerim karşısında maaş
ödüyorsunuz. Eğer bilmediklerim karşısında bir şey ödemeniz gerekseydi
bütün dünya yetmezdi." İmam Ebû Yusuf o gün fetva makamının zirvesinde
"Kâdı'l-kudat" olarak bulunuyordu. İmam Malik sorulan otuz sorudan ancak
üçüne cevap vermişti...

Bunlar ve bunlar gibi misaller
gösteriyor ki, haysiyet ve şeref itibarıyla en devâsâ kametler bile her
sorulan şeye cevap vermemişler. Hatta, "Bilmiyorum." bile diyebilmişler.
Bizler de bilmediğimizi itiraf edelim ama işin arkasını da
bırakmayalım. Muhatabımızı, o meseleleri bizden daha iyi bildiğini kabul
ettiğimiz insanlara götürelim; öğrenelim, onlara da öğrenme zemini
hazırlayalım

M.Fethullah Gülen.

******************

Fakirin ilave

Ön manevi hazırlık olmalı
mutlaka abdestli bulunmalı
mide dolu olmamalı

İnsanı canlı tutan en önemli unsurlardan biri irşad tebliğ yani emri bilmaruf nehyi anil münkerdir.
İnsan bildiği ve yaşadığı kadarını anlatmaya mecburdur.
Canlı kalmak isteyen ,paslanmak istemeyen,yosun tutmak istemeyen anlatmalı.Bildiği ve yaşayabildiği kadarıyla.

Sohbetlerde ümitsizlik havası ile nihayete ermemeli.

Konu için ön hazırlık şart hatta bir önceki haftadan söylenmeli.

Gözlerin içine bakarak,jest mimiklerle bakışlar konunun anlaşılıp anlaşılmadığı noktasında çok iyi tarassut edilmeli.

Resmi,yapmacık ,sıkıcı bir ortama kimse gelmek istemez.

Yabancı gördüğümüz kimse mutlaka kim getirdiyse o ilgilensin demeden allah için gidip yanaşmalı tanışmalı ziyarete çalışmalı.
Cemaatın seviyesine göre omalı.
Yeni biri geldimi hocanın haberi olmalı ve seviyesi söylenmeli.
Mümkünse ismen hitab edilmeli.
Yenilerin Vefat sevinç gibi özel günler ihmal edilmemeli.
Değer verirseniz sizin anlattıklarınıza ve yolunuza değer verirler.
Arada espiriler dozajında olmak kaydıyla mutlaka olmalı.Geveze ruhlara ali hakiketleri anlatmak çok zor.
Sahabe üstad ve talebeleri,hoca efendi yada büyüklerden örneklemeler olmalı.
Yenilerin yanında asla para vs konuları konuşulmamalı.
Aşama aşama gezilerle maçlarla ilgi alanına göre devam ve takib şart.Monotonluk olmamalı yani.
Arada kısa yada 20 dakikayı geçmeyen video ,slayt gibi şeyler izletilmeli.

vs vs vs kitap yazılabilir bu konuda.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Sohbet ve âdâbı nedir?
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Sohbet Topiği
» 1.Hidrokinezi Nedir?
» Bugün Sizi Anlatan Söz Nedir? :)
» WOLFTEAM İLE İLGİLİ HERKEZİN KAFASIN YORAN KP ...

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
KUTLU FORUM :: Din Kültürü Dersi-Eğitim Öğretim :: Güzel Ahlakla İlgili Konular-Adab-ı Muaşeret-
Buraya geçin: