KUTLU FORUM

Bilgi ve Paylaşım Platformuna Hoş Geldiniz
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Musavvir İsmi ..şekil suret veren

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
parisa
Özel Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 422
Rep Gücü : 851
Rep Puanı : 7
Kayıt tarihi : 21/09/09

MesajKonu: Musavvir İsmi ..şekil suret veren   Ptsi Ocak 31, 2011 7:29 am

Kainat Kitabında Esma Hüsna Tecellileri Tefekkür













<blockquote class="postcontent restore ">

RABBİMİN HER İSMİNİN TECELLİSİ KAİNATTA VE İÇİNDE SONSUZDUR.

.



Musavvir
Allah (c.c.), Musavvir'dir.


Yani yarattığı varlıklara
dilediği gibi sûret biçer. Emir ve irâdesince şekil verir ve her şeyi
muhtelif şekiller içinde tanzim eder.



Bütün kâinatın şekli ve sûreti Allah'ın sonsuz tasvîr kudretinin eseridir.


Gökyüzü, yeryüzü, tabiat,
ağaçlar, canlılar, hayvanlar, kuşlar, balıklar, denizler, ufuklar,
dağlar, bağlar, bahçeler, çiçekler, yapraklar ve tümüyle âlemde dört
mevsim değişen ve tazelenen, şairlere ve ressamlara ilham kaynağı teşkil
eden sûretler ve şekiller hep bu yüksek tasvîr hakîkatine delâlet
ederler.



Bütün sîmâları Musavvir-i Alîm
tasvir eder. Sîmâlarda esas uzuvlar bir olduğu halde, şekilde ve
sûrette görünen farklılıklar, Allah'ın dilediği gibi sûret ve şekil
verdiğinin şâhitleridirler. Hâlık Teâlâ tasvîr sıfatıyla her sîmâya ayrı
bir mühür vurmuştur.



Musavvir ismi Kur'ân-ı
Kerîm'de yer aldığı gibi, Peygamber Efendimizden (a.s.m.) Ebû Hüreyre
(r.a.) tarîkiyle de rivâyet edilmiştir.



Kur'ân'da Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:


"Ana rahminde sizi dilediği gibi tasvîr eden (şekillendiren) Odur. Ondan başka İlâh yoktur. O Azîz'dir, Hakîm'dir.


" Bir diğer âyette Cenâb-ı
Hak, "O Allah Hâlık, Bâri', Musavvir'dir; en güzel isimler Onundur.
Göklerde ve yerde olanlar Onu tespih ederler. O Azîz'dir, Hakîm'dir"
buyurur.



Her baharda, her şey öylesine
yeni sûretler ve yeni şekillerle donatılır ki, her bahar mevsiminde
yeniden hayat sahnesine çıkan varlıkların zerrelerine kadar bütün
sûretlerinin, "Yâ Musavvir! Ya Musavvir!" diye zikrettiklerini" beyan
eden Bedîüzzaman, şu âlem sarayında görünen mükemmel, süslü ve nakışlı
eserlerin, açık bir şekilde gayet kemâldeki fiillere delâlet ettiğini,
çünkü eserlerdeki kemâlin fiillerdeki kemâlâttan ileri geldiğini ve onu
gösterdiğini, fiillerin kemâlinin ise zarûretle mükemmel bir Fâile ve o
Fâilin isimlerine; meselâ tasvir fiilinin, Musavvir isminin kemâline
delâlet ettiğini kaydeder.



Bediüzzaman Saîd Nursî'ye
göre, Sani-i Hakîm, Cennetin, dünyanın, göklerin, yeryüzünün,
bitkilerin, hayvanların, cinlerin, insanların, meleklerin, rûhânîlerin
ve küllî-cüz'î bütün eşyanın şekillerini isimlerinin cilveleriyle tahdit
ediyor, tanzim ediyor, her şeye birer muayyen miktar ve sûret veriyor.
Tayin ettiği hudut içinde ilim ve hikmet cetveliyle o şeyi tasvîr
ediyor. Varlıkların sîmâlarında Musavvir ismini okutturuyor.



Bedîüzzaman'a göre, her bir zîhayat, teşekkülünde Musavvir isminin sayısız tecellîlerine mazhardır.


Başta insan olmak üzere bütün
hayvanâtın, su katrelerinden açılan pek çok mânidâr sûretleri ve bahar
çiçeklerinin tohum ve zerreciklerden açılan çok câzibedâr sîmâları
Fettâh ve Musavvir isimlerini okutturuyor.



Bütün kâinatta tasarruf eden Musavvir isminin ve tasvîr fiilinin cilvelerini, baştan başa her şeyde müşâhede etmek mümkündür .

*********************************






<blockquote class="postcontent restore ">
Kur`ân şu âyetlerle işaret eder: "Gökleri
ve yeri yaratması, dillerinizin ve renklerinizin değişik olması, O`nun
varlık ve birliğinin delillerindendir. Doğrusu bunlarda, bilenler için
dersler vardır."




BU MUSAVVİR C.C TECELLİSİDİR.


İnsanın dil, ırk ve tenlerinin, sima ve suretlerinin farklılığı yine Cenab-ı Hakk`ın varlık ve birlik delilidir.


Biyolojik olarak insan derisine rengini veren, üst deride bulunan ve melamin maddesi taşıyan hücrelerdir.


Sadece insanın tenine renk veren derinin özelliklerine bakacak olursak şunları hatırlarız: Derinin en önemli özelliklerinden birisi, dokunma organı oluşudur. Dokunma duygusu ellerde ve parmak uçlarında daha kuvvetlidir.


BU MUSAVVİR C.C TECELLİSİDİR.

Her birimizin yüzüne, kendi kişiliğimizin bir belirtisi olan güzel bir suret nakşedilmiş.
Bütün insanlarda vücut sistemlerinin bir oluşu, hepsinin birden aynı elden çıktığını ve hepsi üzerinde aynı Kudretin tasarruf ettiğini gösterir.
Her insanın yüzüne ayrı bir suret, ayrı renk ve güzellik verilmesi de bütün insanlara hükmü ve kudreti geçen Yaratıcımızın, her birimize ayrı ve özel bir ihsanını gösteriyor.

Milyarlarca galaksiyi boşlukta
döndüren, güneşimizin milyonlarca misli büyüklükteki kırmızı süper
devleri sayısız ordusu içinde bir asker gibi emrine itaat ettiren,
kudreti böylesine büyük bir Yaratıcının her birimize ayrı ayrı
bahşettiği bu özel ikramları karşısında hayret ve takdirler içinde
secdeye kapanmamak için insanoğlu hangi mazereti bulabilir?
Rum Suresi, 22. Fâtır Suresi, 35:27-28


HER GÜN VE HER AY BU GÖKYÜZÜNÜ
DEĞİŞTİREN,KAİNATI YENİLİYEN,YENİ DEĞİŞİMLERLE MAHLUKATLAR
YARATAN,ŞEKİLDEN ŞEKİLE SOKAN,YA MUSAVVİR C.C

ALLAHIN BİRLİK DELİLİ,KUDRETİ,İLMİ,İRADESİDİR.


**************************************

[center]Kur'ân'da Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:


"Ana rahminde sizi dilediği gibi tasvîr eden (şekillendiren) Odur. Ondan başka İlâh yoktur. O Azîz'dir, Hakîm'dir.


" Bir
diğer âyette Cenâb-ı Hak, "O Allah Hâlık, Bâri', Musavvir'dir; en güzel
isimler Onundur. Göklerde ve yerde olanlar Onu tespih ederler. O
Azîz'dir, Hakîm'dir" buyurur





Kuran'da insanın anne karnında üç aşamalı bir yaratılışla yaratıldığı bildirilmektedir:<blockquote>
... Sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlık içinde, bir yaratılıştan sonra (bir başka) yaratılışa (dönüştürüp) yaratmaktadır. İşte Rabbiniz olan Allah budur, mülk O'nundur. O'ndan başka İlah yoktur. Buna rağmen nasıl çevriliyorsunuz? (Zümer Suresi, 6)





</blockquote>Kendisi, akıtılan meniden bir damla su
değil miydi? Sonra bir alak (embriyo) oldu, derken (Allah, onu) yarattı
ve bir 'düzen içinde biçim verdi.' Böylece ondan, erkek ve dişi olmak
üzere çift kıldı. (Kıyamet Suresi, 37-39


3 KARANLIK
SAFHADA ET PARÇASINA ŞEKİL VEREN ,HERGÜN YENİLİYEN,HERKESİN BİÇİMİ FAKLI
BİÇİMDE TEVHİDİN MÜHRÜNÜ VURARAK YARATAN YA MUSAVVİR C.C TECELLİSİDİR.

NE ANNENİN,NE BABANIN,NE BİZİM HABERİMİZ VARDIR BU ŞEKİLLENMEDE.
eLLERİMİZ YÜZÜMÜZ,AYAKLARIMIZ VE İÇ ORGANLARIMIZ SAFHA SAFHA ŞEKİLENDİRİLİR.


Kuran ayetlerinde haber verilen bir diğer önemli bilgi ise, insanın anne rahmindeki oluşum aşamalarıdır.
BU MUSAVVİR C.C TECELLİSİDİR.

Ayetlerde,
anne karnında önce kemiklerin oluştuğu, daha sonra ise kasların ortaya
çıkarak bu kemikleri sardığı şöyle haber verilmektedir:


Sonra o su damlasını bir alak (hücre topluluğu) olarak yarattık; ardından o
alak'ı bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et
parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik
; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne Yücedir. (Müminun Suresi, 14)



İnsanın anne karnındaki
gelişiminin pek çok aşaması Kuran'da haber verilmiştir. Müminun
Suresi'nin 14. ayetinde bildirildiği gibi anne karnındaki embriyonun ilk
aşama olarak kıkırdak dokusu kemikleşir. Ve daha sonra bu kemikler kas
hücreleri tarafından sarılmaya başlanır. Allah bu gelişimi Kuran'da,
"... daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece
kemiklere de et giydirdik..." ifadesiyle en açık şekilde tarif etmiştir.


BU MUSAVVİR C.C TECELLİSİDİR.

hER BEBEK FARKLIDIR.ŞEKLİ,BİÇİMİ,YÜZ,SAÇTELİ,PARMAK İZİ,TEVHİDİN MÜHRÜ TURRASI,SİKKESİ VURULMUŞTUR.
Cenab-ı Allah bir ayetinde şöyle buyurur:

Sonra
onu 'düzeltip bir biçime soktu' ve ona Ruhundan üfledi. Sizin için de
kulak, gözler ve gönüller var etti. Ne az şükrediyorsunuz? (Secde
Suresi, 9)

O Allah ki, yaratandır, (en güzel
bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En
güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih
etmektedir. O, Aziz, Hakimdir. (Haşr Suresi, 24)

Şimdi düşünelim evvel ve ahirde yaşayan ve yaşayacak her mahluk özel şekil ve suret verilmiştir.
Evrendeki her nokta Allah’ın
yarattığı sayısız güzellikle doludur. Etrafımıza göz gezdirdiğimizde
karşılaştığımız her şey; yemyeşil yapraklarla süslü dalları göğe
yükselen ağaçlar, rengarenk çiçekler, sevimlilikleriyle insanın şefkat
ve merhamet hislerini coşturan kediler, köpekler, tavşanlar, sincaplar,
civcivler, papağanlar, heybetleriyle kendilerine hayran bırakan
kaplanlar, aslanlar, atlar, tatları, koku ve estetik görünümleriyle
insanı cezbeden meyveler, sebzeler, yiyecek ve içecekler, masmavi
gökyüzünü saran bulutlar, Ay, Güneş, karanlıkta ışıl ışıl parlayan
yıldızlar, ihtişamla yükselen dağlar, yeryüzününün büyük çoğunluğunu
kaplayan denizler, okyanuslar ve saymakla bitirilemeyecek daha pek çok
güzellik… Her biri Allah’ın muhteşem sanatının eşsiz örneklerindendir.

Bu şekileri ol demesiyle olur.
Allah'ın Musavir c.c ismi ile şekillenir tecelli eder.


BÜTÜN İNSANLARDAKİ BU rABİMİN ŞEKİLLENDİRME TECELLİSİNE HAYRAN OLMAMAK MÜMKÜNMÜ.
Nur Külliyatı'nda geçen, ‘sima-yı istidadiye-i hususiye’ ve ‘sima-yı vechiye-i şahsiye’ ifadelerinden anlaşıldığı üzere, suretler maddî ve manevî olmak üzere ikiye ayrılırlar.

Her ruhun taşıdığı sıfatlar, kabiliyetler, istidatlar ile kendisini başkalarından farklı kılan bir manevî siması vardır.

Tıpkı, her yüzün başka yüzlerden ayrı bir şekle sahip olması gibi.

Manevî
simaları tahayyül ve tefekkür etmemiz oldukça zor olduğundan, Musavvir
ismini düşünürken daha çok maddî suretleri hatırlar, onlardaki
güzellikleri ve hikmetleri düşünürüz


Mahlukat henüz yaratılmamışken, her şeyin mahiyeti Allah’ın ilmindeydi.

Bu mahiyetlerin her birinin de kendine has bir ‘manevî siması’ vardı.

Bunlar dünya
sahnesine çıkarıldıklarında her birisine ona mahsus bir maddî suret
takıldı. Görünmez suretler, görünür hale geldiler.


“Ete kemiğe büründüm, / Yunus diye göründüm,” beytinde, bu mânâ enfes bir şekilde dile getirilmiştir.

Bütün varlık âlemi için geçerli olan bu hakikati, kâinatın bir küçük misali olan insanda, daha net olarak okuyabiliyoruz.

İnsanın bir mahiyeti olduğu gibi, her bir organının da yine ayrı bir mahiyeti vardır.

İlâhî ilim ve
hikmet ile her organın iş görebilmesi için nasıl bir surete sahip
olması gerekiyorsa, ilâhî kudret o organı ona göre yaratmış, tasvir
etmiştir.

</blockquote>





***********************************************

RABBİMİN HER İSMİNİN TECELLİSİ KAİNATTA VE İÇİNDE SONSUZDUR.


El-Musavvir


Varlıklara suret veren, tasvir eden; onları en güzel şekilde tertip edip, en güzel surette şekillendiren.



Kimisini kıldın veli


Kimisine dendi deli


Sana inanmayan kulu


Pelesenk ettin “Yâ Musavvir”




Rabbim,


Ulu ALLAHım,


Ne zaman masmavi gökyüzüne baksam, ne zaman
başımı kendimden yana çevirsem bir esrarlı fısıltı usulca kalbime yol
buluyor. Küme küme beyaz bulutların ötelerine ayarlı gözlerimin ışığı,
kalbime yol bulan duygularımın özü sendendir. Bir çekirdekten bin orman
yaratan, bin bir çiçeğe bin bir renk giydirip süsleyen sensin. Denizin
rıhtımı kamçılayan vuruşlarında, rüzgarın dalları yaprakları bir musıki
ahengiyle sallayışında senin efsunun var. Kumruların dilindeki yusufçuk
şarkısında, nilüfer desenli gölün sızıldayan kamışlarında senin ezgin
var.



İnsanın mayasını aynı, huyunu ayrı ayrı sen diledin, sen verdin.


Beni sana yakın eyle ALLAHım...


Sen şüphesiz her şeyi bilensin, görensin.


Bir damlayı can ve insan eyleyensin.


Kapına geleni sultan eyleyensin...




İnsanları farklı farklı


Renk renk ettin “Yâ Musavvir”


Kimisini Avrupalı


Frenk ettin “Yâ Musavvir”




Alemlerin Rabbi olan yüce Sultanım,


Herşeyi birbirine müsemma yaratan ulu ALLAHım,


Senin dergahının kapısı her dem açık. Her dem
bütün yollarının ucu bize dokunur. Bütün denizlerin sana akar, bütün
yıldızlar sana bakar. Ol, dedin oldu cümle kainat. Her şey senin.Senin
gül kokulu desenlerinin her ilmeğinde bin sır gizli. Her giz bin giz
saklar içinde. Senin bize giydirdiğin desenlerin içinden sıyrıldık
dünyalık telaşlarla. Bütün eksileri, bütün yarımları ve bütün noksanları
kuşandık, bilemedik.. Bizi yarımlarımızla, eksilerimizle,
kusurlarımızla affeyle ALLAHım. O ilk halimizi, “Kâlu Belâ” iklimini
kuşanalım yeni baştan. İzin ver, nasip eyle,



Kirlenmemiş, bozulmamış mayamıza geri dönelim ALLAHım.


Menekşe kokulu bir sürur düşür yüreklerimize.


Sen şüphesiz her şeyi bilensin, görensin.


Bir damlayı can ve insan eyleyensin.


Kapına geleni sultan eyleyensin...




Münezzehsin noksanlıktan


Her şeyi var ettin yoktan


Bizi de bir başka ırktan


Bir Türk ettin “Yâ Musavvir”



Ey Sevgili,


En Sevgili olan Yâ Musavvir,


Sen şüphesiz her şeyi bilensin, görensin. Bir
damlayı can eyleyen, bir saatin kadranına sıkıştırılmış zamanı an
eyleyensin. Mekan ve zaman senin için anlamsız. Kapına geleni şan
eyleyensin.” Bî vefadır dar-ı dünya kimseyi şad eylemez “ denen dünyayı
han eyleyensin. Geldik gidiyoruz diyen bir nakaratız hayatın
feracesinde. An be an beklenen güzel ölümü gözlerimize nihan eyleyensin.
Buz tutmuş gecelerin ayazında senden gelecek nurdan şıklar
beklemedeyiz.. Güneşi seherde tan, kainata vatan eyleyensin... iniltisi
göklere çıkan cana himmetinle derman eylesin. İnkara düşmüş yürekleri,
sıkıp sûzan eyleyensin. Dilediğini o an gerçek kılansın. Gördüğüm bütün
güzelliklerin kusursuzluğu karşısında ürperiyoruz. Gözlerimize nehirler
boşalıyor.



Sen şüphesiz her şeyi bilensin, görensin.


Bir damlayı can ve insan eyleyensin.


Kapına geleni sultan eyleyensin...




Bir damlayı can eyledin


Yarattın insan eyledin


Kimi kalbi mühürledin


Kimi senk ettin “Yâ Musavvir”




Rabbim,


Ey ulu sultanım,


Sevgili ALLAHım,


Hiç yoktan varolduğumu ve beni türlü nimetlerle
zengin kıldığını biliyoruz. Şükür çiçeklerini demet demet sunuyorum
kapına. Kabul buyur ALLAHım. Eksiklerim, yarımlarım, günahlarım var.
Huzurundayım ve utanıyorum. Rahmetinin sağanağından beslenen ümît ve
korku arasındayım. Üşüyorum. Davut’un esrarlı ilahileri, Musa’nın Yed-î
Beyzâsı, İsa’nın kıvrılan Âsası gibi senden gelen her şeye ürperiyorum.
Masmavi göklerin derinlerine uzanan minarelerin şerefesine dokunuyor
güvercin yüreğim. Uçup sana gelmek diliyor. Senden gizli olmayan halimi
sana anlatmaya, senden gelen, senden olan sözlerimi söylemeye
utanıyorum. Sen bana ne kadar yakın, ben sana ne kadar uzağım ALLAHım?



Beni sana yakın eyle ALLAHım...


Sen şüphesiz her şeyi bilensin, görensin.


Kapına geleni sultan eyleyensin.




İsmin anan olmaz eyri


Bulurlar hıfz ile hayrı


Herkesin yükünü ayrı


Denk denk ettin “Yâ Musavvir”



Ey Sevgili,


En Sevgili olan Yâ Musavvir,


Sen dilediğini veli, dilediğini âli eyleyensin.
Kendimden sana iltica ettim ALLAHım. Ağyar ve masivanın elem ve
kederinden sana sığındım. Senin mücerret nasihatın, müşahhas acılara
dönüştü cehaletimin azgın ellerinde. Emirlerini unutan hıfzım bana eza
ve ceza getirdi. Bin musibet belgeli yüreğimin kuytularında. İbadet ve
taat ile neşveli olmayan yürekleri har, sana gelen yollarda gezinmeyeni
zar eyleyensin. Heva- hevesine düşeni nar eyleyensin.



Beni sana yakın eyle ALLAHım...


Sen şüphesiz her şeyi bilensin, görensin.


Kapına geleni sultan eyleyensin...Amin


*********************************



[/center]

</blockquote>
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Musavvir İsmi ..şekil suret veren
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
KUTLU FORUM :: İslami ilimler ve dini kültür :: İtikad-İnanç-Kelam-Felsefe-
Buraya geçin: