KUTLU FORUM

Bilgi ve Paylaşım Platformuna Hoş Geldiniz
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 3 mektup hikayesi

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
@bdulKadir
Adminstratör
avatar

Mesaj Sayısı : 6459
Rep Gücü : 10014589
Rep Puanı : 97
Kayıt tarihi : 17/03/09
Yaş : 55
Nerden : İzmir

MesajKonu: 3 mektup hikayesi    Perş. Ocak 01, 2015 1:37 am

günlerden bir gün, yaşlı vezir makamından azledilir. görevi devretmeden önce müstakbel yeni vezirle görüşür ve kendisine bir sanduka verip "bunun içinde üç mektup var. görevdeyken başın sıkıştıkça mektuplardan birini aç, oku" der.

yeni vezir görevine başlar. ilk zamanlarda her şey iyi gidiyordur. fakat zamanla ülke içinde karışıklıklar çıkıp vezire karşı homurdanmalar yükselince sandukayı açar ve üstteki mektubu alır.

"senden önceki iktidar sahiplerine söv. enkaz devraldığını anlat onlara" yazıyordur. bu fikir vezirin hoşuna gider ve aynen uygular öğüdü. karışıklıklar dinmiş, şakşakçılar piyasaya çıkmıştır.

gel zaman git zaman, yeniden karışıklılar çıkıp yine homurtular duyulunca vezir ikinci mektubu alır sandıukadan. "etrafında ne kadar işbilmez ve soysuz insan olduğundan bahset. senin hedeflerine mani olmak isteyen kişileri suçla." yazıyordur. vezir yine uygular bu fikri. karışıklıklar diner, sokaklarda eli sopalı adalet savunucusu taraftarlar ortaya çıkıp adeta cadı avlar.

birkaç ay sonra kapanmayan yaralar yine ortaya çıkar. hç çözülmemiş sorunların sonu yine isyan, yine öfkeli bir kalabalıktır. fakat vezir hiç telaş etmez. sandukayı açıp üçüncü mektubu alır.

"eğer ilk iki öğüdü okuyup yine de sandukayı açtıysan, senin de 3 mektup yazma zamanın gelmiştir"

****


Hani üç mektup yazan Vezir, hikayesini bilirsiniz…

 

   Eski Vezir, görevi bırakrıken yeni vezire 3 mektup bırakır., “Başın sıkıştıkça sırasıyla aç uygula” der.

 

   Memlekette vezire tepkiler artınca, yeni vezir ilk mektubu açar, “Eskileri kötüle” yazmaktadır.

 

   Öyle yapar, bir süre ortalık sakinleşir ancak tekrar tepkiler artınca ikinci mektubu da açar, “Yanındakileri kötüle” yazmaktadır. Öyle yapar, ortalık bir süre sakinleşir ama çok geçmez tekrar artar tepkiler. Vezir üçüncü mektubu açar. Mektupta “Sen de üç mektup yaz” yazmaktadır.

 

   Ne diyelim, bugün yapamadıklarından muhalefeti sorumlu tutanların da üçüncü mektup yazma zamanı elbet gelecektir.





***





Anlatılır ki; Osmanlı zamanında, işlerin pek de iyi gitmediği bir dönemde, yeni bir sadrazam göreve getirilir.
Devlet saltanat ile yönetildiğinden, Padişah değişmeyeceğine göre, ikinci adam olan sadrazam (vezir-i azam ) tüm sorumluluğu üstlenmektedir.
Bu yüzden en küçük bir olumsuzlukta hemen sadrazam diyeti öder.
İşte bu türden bir değişiklik yapılmaktadır…
Yeni sadrazam oldukça hırslı, idealist ve biraz da çokbilmiş birisidir.
Devir teslim yapılır. Eski sadrazam görevi devreder. Ancak yeni ve genç sadrazama bakar, yıllar önceki halini hatırlar.
Bir kaç yıl önce, O da tıpkı bu genç sadrazam gibiydi…
Derken devrik sadrazam önceden hazırladığı 3 tane mektubu yeni sadrazama verir. Bir, iki, üç nolu mektuplar.
Ve şöyle der: “ başın sıkıştığında bir nolu mektubu aç bak.”
Yeni sadrazam nezaketen bir şey demez.
Mektupları alır.
Bir kenara atar. İşe başlar…

Aradan bir zaman geçer.
Dedik ya; işlerin iyi gitmediği dönemlerdir.
Adeta motor arızalıdır.
Şoför değişmenin çok da bir anlamı yoktur.
Yani devlet sistem itibarıyla çökmüştür.
Dolayısıyla yeni sadrazamın da bir faydası olmaz.
Bizimki yavaş yavaş sıkışmaya başlar. Sağa vurur, sola vurur. Sonunda aklına eski sadrazam ve mektuplar gelir.
Dediği gibi, bir nolu mektubu açar, okur.
Şöyle demektedir: “ yapacağın yapamayacağın bir sürü vaadde bulun, sıkışırsan ikinci mektubu aç bak.”
Bizimki başlar atıp tutmaya.
Bir zaman durumu idare eder. Herkes,” hele durun galiba bir şeyler yapacak” diye susar beklerler.

Ancak dedik ya; motor arızalıdır diye. Yeniden itirazlar başlar “Artık ne yapacaksan yap hep vaad hep vaad.” denilmeye başlanır.
Bizimki hemen iki nolu mektubu hatırlar.
Açar bakar. Şöyle demektedir: “ kendinden öncekileri karala benim suçum yok de ve sıkışırsan üçüncü mektuba bak.”
Başlar geçmiştekilere sataşmaya.
“Benim bir suçum yok, ben geldiğimde şöyleydi böyleydi” diye.
Bir zaman durumu idare eder. Herkes susar, bir süre ses çıkmaz…

Bu taktik de uzun sürmez. “
Artık yeter anladık senin suçun yok, ancak seni getirdik çözüm bulasın” diye itirazlar başlar.
Yeni sadrazam bu defa gerçekten çok sıkışır.
Aklına üçüncü mektup gelir. Başka da çare kalmamıştır. Açar bakar. Şöyle denilmektedir:
“ SEN DE BENİM GİBİ ÜÇ TANE MEKTUP YAZ...”

***



_________________


Elif gibi yalnızım,
Ne esrem var, ne ötrem.
Ne beni durduran bir cezmim,
Ne de bana ben katan bir şeddem var.
Ne elimi tutan bir harf,
Ne anlam katan bir harekem...
Kalakaldım sayfalar ortasında.
Bir okuyan bekledim,
Bir hıfzeden belki...
Gölgesini istedim bir dostun med gibi…
Sızım elif sızısı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://kutluforum.yetkinforum.com
 
3 mektup hikayesi
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
KUTLU FORUM :: EDEBİYAT-TARİH- SANAT :: Hikayeler-Nükteler ve Menkıbeler-Yaşanmış Hikayeler-
Buraya geçin: