KUTLU FORUM
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.
KUTLU FORUM

Bilgi ve Paylaşım Platformuna Hoş Geldiniz
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

 

 Türkiye'de Domuz Çiftlikleri

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
@bdulKadir
Adminstratör
@bdulKadir

Mesaj Sayısı : 6498
Rep Gücü : 10014678
Rep Puanı : 97
Kayıt tarihi : 17/03/09
Yaş : 58
Nerden : İzmir

Türkiye'de Domuz Çiftlikleri Empty
MesajKonu: Türkiye'de Domuz Çiftlikleri   Türkiye'de Domuz Çiftlikleri Icon_minitimeCuma Tem. 01, 2011 9:22 am


Merhaba Helal Gıda Takipçileri,
An
itibarıyla 1429 kişiyiz. Grubumuz kurulduğunda belki de bu noktalara
geleceğimizi bilemezdik. Şimdi bilinçli insanlardan oluşan 1400 kişilik
bir Helal Takipçisi var. Amacımız Güncel Helal Gıda bilgilerini sizlere
duyurmak, sizlerin de bilinçli arkadaşlarınıza duyurmanız. Yine
sertifika noktasında firmalara baskı yapmak.
İnşallah yakında 3. Helal Gıda hareketini yapacağız ve etkimizi firmalara ve Türkiye'ye duyuracağız.
Grup sayımızın artması adına bilinçli arkadaşları gruba davet edebilirsiniz. E-postasını bana atarsanız ben de eklerim.

Şimdi şu domuz çiftliklerine bir bakalım:

Türkiye’de Domuz Çiftlikleri, Kesimhaneleri ve Kullanma Yerleri
Haç’a
ve domuza karşı cihad şuuru ile bin yıl dünya hakimiyetini elinde tutan
şanlı bir ceddin torunları olarak, her zerresi şehit kanları ile satın
alınmış bu topraklarda, domuz çiftliklerinden bahsetmekten utanç
duyuyorum. Ancak, suratlarımıza bir şamar etkisi yapabilir ümidi ile
gerçekleri yazmayı bir vazife addediyorum.
Gerçi
Reşit Haylamaz isimli kardeşimiz uzun, titiz ve gayretli çalışmaları
sonucunda “Türkiye’de Domuz Gerçeği” ismi ile 260 sayfalık bir kitap
hazırlamış ve konu ile ilgili gerçekleri en çarpıcı bir şekilde dile
getirmiş. 1996 yılında da yayınlayarak çok önemli bir hizmeti ifa
etmiştir. Esasında mükellef, bütün din kardeşlerimin bu kitabı okuyup
okutmasında çok büyük faydalar mülahaza ediyorum.
Bugün
ülkemizde ne acıdır ki 80’nin üzerinde domuz çiftliği faaliyet
göstermektedir. Ülke coğrafyasında dağılımı ise şöyle: Eskişehir, Çorum,
Kastamonu, Manisa, Isparta, Kayseri, Mersin, Bilecik, Erzincan, Adana,
Denizli, Bursa (Karacabey,Ertuğrul köy, Hançerli Köy, Çınarlı Köy)
Burdur, Gökçeada, ızmir (Menemen, Kısıklı Köyü) Balıkesir,
Afyon(Emirdağ), Kütahya, ıstanbul (Arnavutköy, Ayazağa, Acımaşlı köyü,
Habibler, Kemerburgaz, Beykoz, Terkos, Cendere, Halkalı, Polonezköy,
Zeytinburnu, Çorlu) vs.
Bu çiftliklerin sahiplerinin ve çalışanlarının çoğu ne yazık ki kendisini müslüman olarak kabul etmektedir.
Bu
çiftliklerde yılda 1 milyonun üzerinde (yanlış duymadınız) domuz,
kesimhanelere gitmektedir. Kesimhanelere gelince,bir çoğu sucuk,salam,
sosis imalat hanelerinin bünyesinde bulunmakta bir kısmı kaçak
kesimhanelerde, çok azı da Belediyelerin kontrolunda olan kesimhanelerde
kesiliyor. ıstanbul’da Sütlüce Belediyesinin kesim hanesi en
meşhurlarındandır.
Kesimhanelerde
kesilen domuzlar daha sonra nerelere gidiyor? Etler ve yağlar sucuk,
salam, sosis fabrikalarına,otellere, tatil köylerine, büyük, küçük
marketlere, büfelere, iç yağları sabun fabrikalarına, ilaç
fabrikalarına, kozmetik imalatına, bazı margarincilere; kıllar fırça
imalatçılarına; işkembe, bağırsak, ciğer gibi sakadatları kozmetik ve
ilaç sanayiine, göz ve bazı iç organları hastahanelere; bazı artıklar
yem sanayiine; deriler dericilere dağıtılmaktadır.
İşte
böyle yılda 1 milyondan fazla kesimi yapılan domuzun her eczası
hayatımızın çeşitli kademesinde farkına varmadan, bilgimizin dışında
karşımıza çıkabilecek durumdadır. Ve bunu kontrol edecek, müslüman halka
bildierecek hiçbir resmi ve sivil merci bulunmamaktadır. Sucuk, salam,
sosis ürünlerinde etiketlerinde kullanılan katkı ve yardımcı maddelerin
hangi hayvan cinsine ait olduğu yazılması kanuni bir zorunluluk olmasına
rağmen, etiketleride bu bilgileri bulmak mümkün olmamakta. Hatta
sosisler etiketsiz bile satılabilmektedir.
Sosis,
salam, sucuk imalathanelerine gelince; bunu kontrol etmek hemen hemen
hiç mümkün değildir. Çünkü bunu aleni yapan çok az firma var. Çoğu bu
işi bile bile ve gizli yapıyor.
Yukarıda
bahsettiğim kitabda; ıstanbul içinde bazı imalathaneleri kardeşimiz
tesbit etmiş, çoğuna gitmiş ve gözlemlerini yazmış. Buradan bazı
alıntılar yapmak istiyorum.

  • şişli’de Foti-Onur-Fomar
  • Ayazağa’da Çerkezo-Sifko imalathaneleri
  • Ayazağa’da Adela
  • Çatalcada Trakya Et ve Süt A.ş.*eskiden vardı.
  • Gourmet
  • Arnavutköy yakınlarında Karlıbayır mevkiinde Marmara salam imalathanesi
  • Pepço,şütte,Artem,ıdeal,Özarzum imalathaneleri

Bu
imalathaneler gibi ülkemizde 100’ün üzerinde imalathane var. Bu
imalathanelerde markalı, markasız, etiketli, etiketsiz, domuz eti ve
yağı katılmış çeşitli salam, sosis, sucuk ve jambon üretilmekte ve
maalesef bunlar müslüman halka yedirilmektedir. Sadece ıstanbul’a günlük
giren domuz eti miktar 30-40 ton civarındadır. Bu etlerden yapılan
ürünleri gayri müslümler değil, bilerek veya bilmeyerek müslüman
inancına sahip vatandaşlar tüketmektedir.
Kitabın yazarının bir imalathanede karşılaştığı şişli Belediyesine mensub görevlilerle yaptığı bir söyleşiyi aktarmak istiyorum:
Yazar -Nasıl buldunuz?
Görevli-Sağlık açısından gerekli şartları yerine getirmişler.
Yazar -Üretimde domuz kullanılmasına ne diyorsunuz?
Görevli-O mesele bizi ilgilendirmiyor. Görevimizin dışında.
Hayır
efendim, müslüman tebanın reyleri ile işbaşına gelen belediyelerin ve
onların görevlilerinin domuz katılmış sucuk, salam, sosis, jambon
üretimi yaparak, etiketinde dahi belirtmeye lüzüm görmeden, müslüman
tabaaya haberi olamadan yedirmeye kalkma olayı, mutlaka görevinin içinde
olmalıdır. Bütün dünyada böyledir. ınsanları alenen ve sürekli olarak
aldatma ne zamandan beri görev dışı kabul ediliyor?
Müslüman
olarak biz demeliyiz ki “ Arkadaş ! Yiyen yesin, besleyen beslesin,
satan satsın, ama ben yemek istemiyorum. ırademin dışında, bilgimin
dışında, beni aldatarak kimse bana dinimde haram kılınan gıda maddesini
yedirme hakkına sahip değildir.”

Reylerimizle
ve vergilerimizle iktidarlarını sürdüren, dolgun maaşlarla geçimlerini
sağlıyan resmi görevlilerin, bu en tabbi hakkımızı korumaya ve bize
sağlamaya mecburdurlar. Hak verilmez, alınır. Almasını bilmek esastır.
Tüketiciler olarak bu hakkımızı almak istiyorsak, önce “bilenlerle
bilmeyenler bir olur mu?” kavlince bilgimizi ve şuurumuzu artırmak
zorundayız. Alışveriş yaptığımız, market, bakkal ve büfe sahiplarini
ikaz edeceğiz. Bir yandan bilmediğimiz, tanımadığımız gıda maddelerini
satın almaya paydos diyeceğiz. Ambalajların üzerindeki etiketleri
dikkatlice okuyacağız. Bu aldatmaların olduğu bir ortamda etiketleri
okumak da yeterli olmayacaktır. En iyisi imalatçılar, irili ufaklı
marketçiler, bakkallar, büfeciler, lokantacılar ve resmi görevliler ikaz
oluncaya kadar bu tür ürünleri boykot etmek en tesirli silahımız
olacaktır.
Yazımızı, bir Hadis-i şerif’le noktalayalım:
Ebu Hureyre (r.a.) rivayet ettiğine göre; Resul-û Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Allah
yolunda sefer yapmış, üstü başı tozlanmış bir adam ellerini göklere
uzatarak “Ya Rabb, ya Rabb!” diye yalvarıyor. Halbuki onun yediği haram,
içtiği haram, giydiği haram, gıdası haramdır. Böylesinin duası nasıl
makbul olur?( Müslim)
Bizler de çevremizde faaliyet gösteren marketleri, lokantaları, pastaneleri uyarmalıyız.*GIDA RAPORU NOTU:
Bugün, 13 Şubat 2007 tarihi itibari ile Trakya Et A.Ş. adına Gürsu
Akkaş tarafından sitemiz editörüne bir mail gönderilmiştir. Mailde:
sayın G. Akkaş “ imalatı eski sahiplerinden devraldığımdan beri üretimde
sadece dana eti, tavuk eti ve hindi eti kullanılmaktadır. Bu etleri
Türkiye'nin önde gelen et tedarikçilerinden temin etmekteyiz. Dana etini
Adapazarı firması Kayarlar Et'den, Bilecik firması Erşan Et'den, Elazığ
firması Elet'den İslami usullere göre kesilmiş karkas et olarak
alıyoruz. Tavuk ve hindi etini Banvit, Alp Hindi, Köy-Tür, Bolca
Hindi'den alıyoruz.
Ürünlerimizde
ve fabrikamızda kesinlikle domuz eti kullanılmamaktadır. Arzu
ettiğinizde ne zaman isterseniz fabrikama gelmenizi ve istediğiniz yere
bakmakta serbest olduğunuzu belirtmek isterim.” diyerek bu açıklamasının
sitemiz okuyucularına iletilmesini istemiştir. Tarafsız yayın
ilkelerimiz gereğince bu açıklamayı bilginize sunuyor ve firma adına
Gürsu Akkaş’a teşekkür ediyoruz. Umarız geçmişteki hatalara bundan böyle
de düşülmeden üretimlerine devam ederler.

http://www.gidaraporu.com/turkiye-domuz-ciftlikleri_g.htm



Bu
Yazı 2003 tarihli bir yazıdır. O tarihten bugüne bazı değişiklikler
olmuş olabilir. Yine de temkinli davranmak gerekir. Şimdi ise tarih
2011'i gösteriyor. Tehlikenin farkı adına lütfen sertifikasız ürünlerde
çok dikkatli olalım. Hiç bir müslüman kardeşimin domuz yemesini istemem.



Bol Helalli günler
Helal Gıda 211

_________________
Türkiye'de Domuz Çiftlikleri 41374811

Elif gibi yalnızım,
Ne esrem var, ne ötrem.
Ne beni durduran bir cezmim,
Ne de bana ben katan bir şeddem var.
Ne elimi tutan bir harf,
Ne anlam katan bir harekem...
Kalakaldım sayfalar ortasında.
Bir okuyan bekledim,
Bir hıfzeden belki...
Gölgesini istedim bir dostun med gibi…
Sızım elif sızısı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
https://kutluforum.yetkinforum.com
 
Türkiye'de Domuz Çiftlikleri
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
KUTLU FORUM :: KÜLTÜR DÜNYASI :: Sağlık Ve Şifalı Bitkiler-Gıda :: Gıda Raporları.Uyarılar-
Buraya geçin: